Çakallarla Dans 2: Hastasıyız Dede

Vizyon Tarihi: 7 Aralık 2012

Süre: 1s 41dk

Yönetmen: Murat Şeker

Oyuncular: Şevket Çoruh, İlker Ayrık, Timur Acar, Murat Akkoyunlu, Hakan Bilgin

Tür: Komedi

Ülke: Türkiye



Yorum:

Serinin ilk filminde başlarını belaya sokan dört arkadaşın bu kez daha büyük ama daha absürt bir karmaşanın içine düşmesini anlatan “Çakallarla Dans 2: Hastasıyız Dede”, mahalle komedisi ile suç hikâyesini yine hızlı tempolu bir yapıda birleştiriyor. Gökhan (Şevket Çoruh), Servet (İlker Ayrık), Necmi (Timur Acar) ve Hikmet (Murat Akkoyunlu), ilk filmde yaşadıkları olayların ardından bu kez kendilerini bir ilaç deneyinde bulur. Topluma yeniden karışmaya çalışan bu dört karakter, kısa sürede yine kolay yoldan para kazanma hayaline kapılır ve yeni bir planın peşine düşer. Ancak işler tabii ki bekledikleri gibi gitmez; yanlış insanlar, yanlış kararlar ve zincirleme aksilikler onları yeniden suç dünyasının kıyısına sürükler. İlk filmin aynen devamı yani, sürpriz yok.

Senaryo, ilk filmin temel formülünü koruyor: Ekonomik sıkışmışlık, yanlış kararlar ve dostluk üzerinden ilerleyen bir komedi yapısı kurgulanmış. Dört karakterin kişilikleri artık daha tanıdık olduğu için film giriş bölümünü hızlı geçiyor ve doğrudan olay örgüsüne odaklanıyor. Servet yine grubun plan yapan tarafı olurken, Gökhan gösteriş tutkusu ve düşünmeden hareket etme refleksiyle sorunların büyümesine katkı sağlıyor. Hikmet'in saflığı ve Necmi’nin edilgenliği ise komedinin destekleyici unsurları olarak devam ediyor. Hikâye zaman zaman mantık açısından oldukça gevşek ilerlese de serinin amacı zaten gerçekçilik olmadığı için karakterlerin absürt durumlar içindeki reaksiyonları sırıtmıyor. Bu nedenle anlatının asıl ağırlığı olaylardan çok karakter kimyasına dayanıyor.

Görsel yapı ilk filme oldukça yakın bir çizgide ilerliyor. Kamera kullanımı sade, doğrudan ve tempoya hizmet eden bir anlayışta. İstanbul’un manzaraları, mahalle çevresi, çeşitli mekanlar ve suç dünyasına açılan alanlar arasında hızlı geçişler yapılıyor. Özellikle kalabalık sahnelerde ve yanlış anlaşılmaların arttığı bölümlerde kurgu belirgin biçimde hızlanıyor. Renk paleti yine parlak ve televizyon estetiğine yakın; sinematografik derinlikten çok izleyiciye hızlı ulaşan bir popüler komedi dili tercih edilmiş. Bu yaklaşım bazı sahnelerde yüzeysellik hissi yaratsa da filmin hedef kitlesi açısından (malız çünkü biz) anlaşılır bir tercih olarak kalıyor.

Oyunculuk performanslarında İlker Ayrık yine grubun omurgasını oluşturan isim (omurgaya bak be!). Servet karakterinde komedi zamanlamasını kontrollü biçimde taşıyor ve filmin ritmini toparlayan merkez olmayı sürdürüyor. Şevket Çoruh daha yüksek tempolu ve dışa dönük performansıyla mizahın en görünür yüzü oluyor. Timur Acar ile Murat Akkoyunlu ise grubun dinamiğini bozmadan destekleyici bir yapı kuruyor. Özellikle dört oyuncu arasındaki doğallık serinin izlenebilirliğini artıran temel unsur. Hakan Bilgin'in katkısı da filmin mizahi dengesine bir hareket katıyor. Oyunculuklar büyük dramatik katmanlar taşımıyor; ancak karakterlerin seyirciye tanıdık gelmesini sağlayacak kadar samimi ve işlevsel.

Müzik kullanımı yine filmin enerjisini diri tutmaya odaklı. Hareketli eğlence mekânları için tercih edilen tempolu ritimler ve yer yer pop etkileri soundtrack’in genel tonunu belirliyor. Film boyunca kullanılan müzikler çoğunlukla dramatik anlam yaratmak yerine komedi ritmini besliyor. Barış Manço'dan "Cacık" yine bu filmde de kullanılmış; ayrıca filmin ismiyle örtüşen "Hastasıyız Dede Remix" isimli parça da duyduğumuz müzikler arasında. Müzik, anlatının duygusal tarafını değil, enerjisini ayakta tutan bir unsur olarak işliyor.

Film, tematik olarak arkadaşlık, sınıfsal yükselme arzusu ve “kolay para” fikrinin yarattığı sonuçlar üzerine kurulu. Karakterlerin sürekli aynı döngüye düşmesi aslında sosyal konumlarını değiştirme çabasının bir yansıması. Ancak film bunu ciddi bir sosyal eleştiri yerine hafif ve argo temelli bir komedi diliyle anlatmayı seçiyor; serinin tüm olayı bu zaten. Erkek arkadaşlığı ve mahalle kankitoluğu yine hikâyenin merkezinde önemli yer tutuyor. Mizah dili kaba, yer yer yüksek sesli ve doğrudan olduğu için herkese hitap etmeyebilir. Yoğun argo, suç teması ve yetişkin göndermeleri nedeniyle film 16 yaşın altındaki izleyiciler için uygun değil.

“Çakallarla Dans 2: Hastasıyız Dede”, ilk filmin yarattığı tanıdık yapıyı genişletmeye çalışan ama esas gücünü yine karakter ilişkisinden alan bir devam filmi. Hikâye büyük sürprizler sunmuyor ama dört ana karakterin kurduğu enerji filmi ayakta tutmayı başarıyor. Teknik olarak iddialı ya da yenilikçi bir komedi de değil, fakat ne sunduğunu bilen ve bunu istikrarlı biçimde sürdüren bir yapım. Özellikle seriyi seven izleyiciler için bu devam filmi beklentiyi karşılıyor. Bazı tekrarlar hissedilse de tempo büyük ölçüde korunmuş. İzlediğim süreyi boşa harcanmış olarak görmüyorum; hafif, hızlı ve tanıdık bir komedi deneyimiydi. Herkese iyi seyirler…

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Çok Aşk

9 Songs

Gündüz Apollon Gece Athena