99 Francs

Vizyon Tarihi: 26 Eylül 2007

Süre: 1s 40dk

Yönetmenler: Jan Kounen, Laurent Lafran ve Bruno Vatin

Oyuncular: Jean Dujardin, Jocelyn Quivrin, Patrick Mille, Vahina Giocante, Elisa Tovati, Nicolas Marié, Dominique Bettenfeld

Tür: Komedi, Dram, Kara Mizah

Ülke: Fransa  



Yorum:

Frédéric Beigbeder’in aynı adlı kült romanından uyarlanan “99 Francs”, reklam dünyasının en acımasız, en parlak ve en iğrenç yüzünü gözler önüne seren vahşi bir kapitalizm hicvi. Film, Paris’in en büyük reklam ajansında kreatif direktör olan Octave Parango’nun (Jean Dujardin) lüks, uyuşturucu, seks ve yalanla dolu hayatını anlatıyor. Octave, bir yoğurt kampanyasının “dünyayı kurtaracağız” yalanını yazarken kendi ruhunu tamamen kaybettiğini fark ediyor ve sistemin içinde çıldırmaya başlıyor. Kurgusu gereği tek bir başrol var; Octave’in aynı zamanda dış ses de olan anlatımı filmi taşıyor ama yan karakterler (ajans patronu, manken sevgili, Rus mafyası) hikâyeye eşit ölçüde renk ve zehir katıyor.

Görsel estetik çıldırmış bir reklam klibi gibi: İlk sahneler neon, pastel ve hiper parlak renklerle başlıyor; kokain çekilen ofislerde, moda çekimlerinde kamera adeta epilepsi nöbeti geçiriyor. Işık kullanımı bilinçli olarak abartılı; spotlar, flaşlar, stüdyo ışıkları göz alıyor. Kamera hareketleri filmin orijinal üslubunu taşıyor: Aşırı hızlı zoom’lar, split-screen’ler, animasyon geçişleri, reklam parodileriyle kesilen planlar, 360° dönen parti görüntüleri… Bu kaotik hareketlilik ilk dakikalarda müthiş bir enerji verip sizi filmin içine hapsediyor. Filmin her karesi üstün bir sinematografi için ilmek ilmek dokunmuş adeta.

Oyunculuklar muazzam. Jean Dujardin, Octave rolünde kariyerinin zirvesinde; karizmatik, iğrenç, zeki, çıldırmış bir kapitalizm kurbanı/katili olarak unutulmaz. Jocelyn Quivrin ve Vahina Giocante yan rollerde bile parlıyor. İlk sahnelerdeki reklam sunumları biraz yapay dursa da, Octave’in iç sesiyle birlikte bu yapaylık bilinçli bir tercih olduğu anlaşılıyor. İşin içinde olanlar "biraz abartmışlar ama gerçekten böyle ya" demekten kendilerini alamayacaklar.

Müzik kullanımı filmin kalbi: Monsieur Jo, Goldfrapp, CocoRosie’den seçilmiş parçalarla reklam dünyasının sahte enerjisi pompalanıyor. Özellikle “Sophie's Theme” beni çok etkiledi ama asıl "Funk (The Bloody Beetroots Remix)" ve “The Mambo Craze (UR Craze Remix Radio Edit)” parçaları kapitalizmin hipnozunu mükemmel tamamlıyor (filmin Soundtrack'leri için: https://www.youtube.com/playlist?list=PL6zDspib6M946tYteAe_OIswr-HnVFmB8).

Filmin mesajları çok sert ve çok net:  

- Reklam endüstrisi dünyayı değil, sadece kendi cebini kurtarır.  

- Tüketim toplumu insanı ruhsuz bir köleye çevirir.  

- Lüks, seks ve uyuşturucu kapitalizmin yeni afyonudur.  

- “Daha fazlasını isteyin” yalanıyla insanlar kendi mezarlarını kazar.

Octave’in finaldeki çöküşü ve isyanı, sistemin içinden gelen en güçlü kapitalizm eleştirilerinden biri.

“99 Francs”, görsel anlamda kusursuza yakın; ışık ve kamera kaosu bazı seyircileri bunaltmış ama ben ben o seyircilerden biri değilim; zaten bu kaos tam da anlatmak istediği şeyin kendisi. Kapitalizmin parlak ambalajını yırtıp içindeki çirkinliği yüzümüze çarpan nadir filmlerden. Özellikle iletişim fakültesi öğrencilerinin, reklamcılık, medya, pazarlama okuyan herkesin mutlaka izlemesi gereken bir tokat. İzledikten sonra bir daha hiçbir yoğurt reklamına aynı gözle bakamayacaksınız. İzlediğim süreyi kesinlikle zaman kaybı olarak görmüyorum; aksine, "iyi ki izlemişim" dediğim bir başucu filmim oldu. Herkese, özellikle genç iletişimcilere, iyi seyirler…

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Çok Aşk

9 Songs

Gündüz Apollon Gece Athena