40

Vizyon Tarihi: 2 Ekim 2009

Süre: 1s 29dk

Yönetmen: Emre Şahin

Oyuncular: Ntare Guma Mbaho Mwine, Deniz Çakır, Ali Atay, Fatih Akgören, Kwesi Boakye, Serhan Onat, Mehmet Ali Nuroğlu, Burak Çöllü, Cavit Çetin Güner

Tür: Dram

Ülke: Türkiye  



Yorum:

Emre Şahin’in ilk uzun metraj filmi “40”, Türkiye-Nijerya ortak yapımı olarak dikkat çeken, tek bir hikâyeye sıkı sıkıya bağlı bir dram. Film, İstanbul’da kaçak yaşayan üç Afrikalı göçmen (Godwill, Sadık ve küçük kardeşleri Daniel) üzerinden göçmenliğin, yeraltı dünyasının ve hayatta kalma mücadelesinin karanlık yüzünü anlatıyor. Kurgusu gereği gerçek bir başrol yok; hikâye üç kardeşin etrafında dönse de yan karakterler (Deniz Çakır’ın canlandırdığı fahişe, Ali Atay’ın kısa ama çarpıcı rolü) anlatıya eşit ağırlıkta katkı sağlıyor. Bu kurgusal yapı, İstanbul’un göbeğinde görünmez olan hayatları görünür kılmakta çok başarılı.

Görsel estetik, şehrin karanlık, nemli ve gri tonlarıyla örülü. İlk sahneler düşük ışıkla gecekondu mahallelerini gösterirken, hikâyenin devamında da renk paleti sıcak renklere dönmüyor. Işık kullanımı çok sert; sokak lambaları, araba farları ve tek ampullü odaları sık sık görüyoruz; bu da filmin boğucu atmosferini güçlendiriyor. Kamera hareketleri filmin orijinal üslubunu taşıyor: Dar koridorlarda, merdivenlerde, gecekondu içlerinde koşarken kamera da koşuyor, titriyor...

Oyunculuk performanslarına gellince: Ntare Guma Mbaho Mwine’in Godwill’i sessiz ama inanılmaz derin; gözleriyle oynuyor resmen. Deniz Çakır, hayat kadını rolünde tüm klişelerden uzak, alıştığımız “acıların kadını” tuzaklarından uzak, çok gerçekçi ve kırılgan. Ali Atay’ın kısa rolü ise unutulmaz oluyor. Küçük Kwesi Boakye’nin Daniel’i ise filmin kalbi; masumiyetiyle seyirciyi darmadağın ediyor. İlk sahnelerdeki bazı diyaloglar biraz didaktik dursa da hikâye ilerledikçe bu his tamamen kayboluyor.

Müzik kullanımı çok az ve nokta atışı. Çoğu sahnede sadece şehir uğultusu, ayak sesleri ve kapı gıcırtıları var. Ancak bir-iki kritik anda kullanılan Afrika davulları ve İstanbul’un arka sokak seslerinin karışımı müthiş bir gerilim yaratıyor. Ses kurgusu iyi bir film izleyeceksiniz diyebiliriz.

Göçmenlik, yabancı düşmanlığı, insan ticareti, hayatta kalma, kardeşlik bağı ve büyük şehirde görünmez olma hâlini kendi penceresinden iyi biçimde ele alan bu yapımda, cinsellik birkaç sahnede dolaylı olarak var; şiddet ve psikolojik baskı çok yoğun olduğu için film 12 yaş ve üzeri için uygun.

“40”, Türk sinemasında az işlenen konuları, hiç süslemeden, dobra dobra anlatan nadir yapımlardan biri (gerçi Arap Baharı'ndan sonra göçmenlik konusunu işleyen filmlerin sayısı da arttı). İzlediğim süreyi kesinlikle zaman kaybı olarak görmüyorum. Göçmenlik, yeraltı dünyası ve vicdan muhasebesi üzerine düşünmek isteyen herkesin mutlaka görmesi gereken bir film. Herkese iyi seyirler…

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Çok Aşk

9 Songs

Gündüz Apollon Gece Athena