28 Hafta Sonra

Vizyon Tarihi: 11 Mayıs 2007

Süre: 1s 40dk

Yönetmen: Juan Carlos Fresnadillo

Oyuncular: Robert Carlyle, Rose Byrne, Jeremy Renner, Harold Perrineau, Catherine McCormack, Idris Elba, Imogen Poots, Mackintosh Muggleton, Amanda Walker

Tür: Korku, Gerilim, Bilimkurgu

Ülke: İngiltere, İspanya  



Yorum:

Juan Carlos Fresnadillo’nun yönettiği “28 Hafta Sonra”, öfke virüsünün İngiltere’yi tamamen boşalttığı felaketin üzerinden 6 ay geçtikten sonraki süreç ile başlıyor. NATO güçleri Londra’yı güvenli bölge ilan etmiş, karantinaya almış ve hayatta kalanları Yeşil Bölge’ye toplamıştır. Ancak bir taşıyıcı annenin (Catherine McCormack) ortaya çıkmasıyla virüs yeniden yayılır ve şehir birkaç dakika içinde cehenneme döner. Filmdeki hikaye, çocuklarını bulmak için karantina bölgesine giren baba Don (Robert Carlyle), doktor Scarlet (Rose Byrne) ve keskin nişancı Doyle’un (Jeremy Renner) gözünden anlatılıyor. Hikâye birkaç ana karakterin etrafında dönüyor; bu da gerilimin sürekli yüksek kalmasını sağlıyor.

Görsel estetik, filmin en güçlü silahı ki o da büyüleyici falan değil. İlk 20 dakika pastel ve soğuk tonlarla ilerlerken virüsün yeniden patlak vermesiyle renk paleti anında kana, ateşe ve karanlığa dönüyor. Işık kullanımı bilinçli olarak sert; gündüz sahnelerinde bile parlak güneş ışığı acımasız bir kontrast yaratıyor, gece sahnelerinde ise yalnızca silah fenerleri ve yangınlar aydınlatıyor. Kamera hareketleri filmin orijinal üslubunu taşıyor: elde çekim hâkim (panther operatörü ekibin en çok yorulanı oldu muhtemelen), kamera koşarken, merdiven çıkarken, kalabalığın içinde sürekli titriyor; bu titreme ilk başta rahatsız etse de, virüsün yayılma hızıyla birebir örtüştüğü için gerilimi katlıyor; genel klasmanda yine rahatsız ediyor. Helikopter sahnesindeki 360° dönen çekim ve metro tünelindeki tamamen karanlık sekanslar ise nefes aldırmıyor. Tabii konunun teknik tarafı ile ilgiliyseniz; yoksa izleyiciyi çok etkileyecek sahneler değil yine bunlar.

Oyunculuklar gayet sağlam; zaten bir sağlam o kaldı elimizde. Robert Carlyle’ın Don karakterindeki dönüşümü özellikle çarpıcı; ilk sahnelerdeki çaresiz baba rolünden birkaç dakika içinde korku tarihinin en unutulmaz “kötü”lerinden birine geçişi mükemmel. Rose Byrne ve Jeremy Renner askerî soğukkanlılığı iyi yansıtırken, çocuklar Imogen Poots ile Mackintosh Muggleton’ın korkusu çok gerçekçi. İlk patlama anındaki bazı diyaloglar biraz yapay dursa da, kaos başlayınca bu his tamamen kayboluyor.

Müzik kullanımı çok az; çoğu sahnede sadece kalp atışları, çığlıklar ve silah sesleri var. Ancak John Murphy’nin “In the House - In a Heartbeat” parçası birkaç kritik anda devreye giriyor ve gerilimi zirveye taşıyor (Şarkıyı dinlemek için: https://www.youtube.com/watch?v=ST2H8FWDvEA). Bu minimalist yaklaşım filmin vahşi enerjisini daha da artırıyor.

Temalar: hayatta kalma, aile bağı, askerî otorite, virüsün insanlıktan geriye ne bıraktığı üzerine. Şiddet ve kan son derece yoğun olduğu için film kesinlikle 18+.

“28 Hafta Sonra”, görsel anlamda güçlü bir yapım; ışık, renk ve özellikle nefes nefese sahneler, seyirciyi olayların içinde tutmatı başarıyor. Teknik olarak başarılı, gerilim dozu yüksek. İlk filmin yarattığı beklentiyi ne kadar karşıladığı ise tartışmalı. İzlediğim süreyi kesinlikle zaman kaybı olarak görmüyorum, izlemesem olmazdı. Zombi/korku türünü sevenler için kaçırılmaması gereken, adrenalini yüksek bir yapım. Herkese iyi seyirler…

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Çok Aşk

9 Songs

Gündüz Apollon Gece Athena