I Love You, Man
Vizyon Tarihi: 20 Mart 2009
Süre: 1s 45dk
Yönetmen: John Hamburg
Oyuncular: Paul Rudd, Jason Segel, Rashida Jones, Sarah Burns, J.K. Simmons, Jane Curtin
Tür: Komedi
Ülke: ABD
John Hamburg’un yönettiği bu komedi, düğün hazırlıkları içindeki Peter Klaven’in (Paul Rudd) yakın bir erkek arkadaşı bile olmadığını fark etmesiyle başlayan bir dostluk arayışını merkeze alıyor. Nişanlısı Zooey’nin (Rashida Jones) önerisiyle erkek erkeğe buluşmalara çıkan Peter, Sydney Fife’la (Jason Segel) tanışır ve bu karşılaşma ikilinin beklenmedik bir yakınlığa sürüklenmesine yol açar. Evlilik planlarının tehlikeye girmesi, erkek dostluğunun sınırları, sadakat ve olgunlaşma konularının mizahla iç içe geçtiği hikâyede bromance’in hem komik hem duygusal (ama en çok komik) yönleri öne çıkıyor.
Paul Rudd ve Jason Segel’in “en iyi dost” kimyası filmi taşımak için ne yazık ki yetrli olmuyor. Rudd’un panik dolu ve sorumluluk sahibi haliyle Segel’in özgür ruhlu, rock’çı tavırları arasındaki denge seyirciyi güldürse de muhteşem bir güldürü yakalayamıyor. Rashida Jones’un nişanlı portresi ise dengeyi sağlayan bir karşıtlık sunuyor ama parlayan bir yıldız olmadığı da ortada. Oyuncuların doğal zamanlaması ve samimi enerjisi, senaryonun yer yer basit kalan noktalarını telafi edemiyor maalesef.
Müzik seçimi, filmin rock’çı ve neşeli ruhunu doğrudan yansıtıyor. Rush’ın “Tom Sawyer” ve “Limelight” gibi klasikleri Sydney’nin karakterini tanımlarken Vampire Weekend’in “Oxford Comma”, The Cars’ın “Good Times Roll” ve Spoon’un “The Underdog” gibi indie-rock parçaları parti ve dostluk sahnelerine enerji katıyor. Theodore Shapiro’nun hafif orkestral temaları ise duygusal anları destekliyor. Tüm soundtrack ve filmde kullanılan şarkılar Spotify’da Tyler Ortega tarafından derleme şekilde bir araya getirilmiş (Albümü dinlemek için: https://open.spotify.com/playlist/3pthTu30mxGXT8KvhJloYT). Filmin temaları, erkek dostluğu, evlilikte özgürlük ihtiyacı ve yetişkinlik sorumlulukları etrafında yoğunlaşıyor. Peter’ın sadıç arayışı hem mizah hem de hafif bir dokunaklılık taşıyor; sadakat ve olgunlaşma kavramlarını kültürel normlarla sorgulatıyor (bunu tespit edebilmek için beynimi çok zorladım). Kaba espriler, dil ve yetişkin mizahı yoğun olduğu için film 18 yaş altı izleyiciler için uygun değil.
Özellikle bromance ve erkek arkadaşlığı temalarına ilgi duyanların hoşuna gidebilecek olan bu film beni sarmadı. İzlemeseydim de bir şey kaybetmezdim ama pişman da değilim. Herkese iyi seyirler…

Yorumlar
Yorum Gönder