Abbase Sultan

Vizyon Tarihi: 1968

Süre: 1s 30dk

Yönetmen: Turgut Demirağ

Oyuncular: Türkan Şoray, Murat Soydan, Ayfer Feray, Turgut Özatay, Mahir Özerdem, Danyal Topatan, Serpil Gül

Tür: Dram, Tarih

Ülke: Türkiye
Yorum:

Turgut Demirağ’ın 1968 tarihli çalışması, Abbasi Halifeliği döneminde geçen ve iktidar mücadelelerini kadın gözünden ele alan bir tarihsel dram. Abbase Sultan (Türkan Şoray), halifelik tahtına oturup ülkeyi yönetirken sevgilisi Cafer (Murat Soydan) ile yaşadığı aşkı, saray entrikaları ve kardeş rekabetiyle dengede tutmaya çalışır. Hikâye saray içi güç oyunları etrafında şekillenirken yan karakterler -Zübeyde (Ayfer Feray), Harun Reşit (Turgut Özatay) ve diğer danışmanlar- anlatıyı zenginleştirerek dönemin siyasi ve duygusal gerilimini dengeli bir şekilde dağıtıyor.

Dönemin Yeşilçam stüdyo estetiği filmde ağır basıyor; saray dekorları, kostümler ve renkli kumaşlar canlı bir palet oluştururken dış çekimler sınırlı kalıyor. Renkler başta parlak ve altın tonlarıyla dikkat çekerken entrika sahnelerinde daha koyu ve gölgeli bir atmosfere kayıyor. Ama Yeşilçam filmlerini bilirsiniz, sinematografisiyle ön plana çıkan film sayısı iki elin parmaklarını geçmez. Işık kullanımı tamamen stüdyo kaynaklı; spotlar ve reflektörler yüzleri net aydınlatırken bazı sahnelerde sert kontrastlar oluşabiliyor, doğal ışık çok az. Kamera hareketleri klasik ve ölçülü (zaten dönem itibariyle kamera hareketleri çok kısıtlıydı, panther operatörü olmadan film çekildiğini liseliler bilmez); uzun planlar, orta mesafeli kadrajlar ve ara sıra yavaş pan’lar hâkim, hızlı kesmeler veya dinamizm bu filmde yok. Bu durağan yaklaşım saray protokolünün ağırlığını hissettiriyor ama diğer sahnelerde de olduğu için sıkcı.
Türkan Şoray, Abbase rolünde olgun ve otoriter bir performans sergiliyor (kanunlarından tabii ki ödün vermiyor); gözlerindeki kararlılık ile aşk sahnelerindeki kırılganlığı aynı anda taşıyabiliyor, bu da karakterin iç çatışmasını inandırıcı kılıyor. Murat Soydan’ın Cafer’i ise tutkulu ve sadık bir sevgili portresi çiziyor, ikilinin kimyası filmin duygusal omurgasını güçlendiriyor. Ayfer Feray ve Turgut Özatay gibi deneyimli isimler yan rollerde sağlam destek veriyor; oyunculuklar genel olarak dönemin Yeşilçam standartlarının (o standart neyse artık) üstünde, özellikle Şoray’ın sultanlık havası filmin en akılda kalan yönlerinden biri haline geliyor.
Müzik kullanımı döneme özgü bir sadelikte tutulmuş. Metin Bükey’in besteleri saray sahnelerinde geleneksel motifler ve hafif orkestral aranjmanlarla öne çıkıyor; özellikle aşk sahnelerinde çalan yumuşak ezgiler filmin duygusal tonunu destekliyor. Filmde müzik arka planda kalıyor ve atmosferi tamamlamaktan öteye giden bir görev üstlenmemiş.
Filmin temaları iktidar, aşk, ihanet ve kadın hükümdarlığın zorlukları etrafında yoğunlaşıyor. Abbase’nin tahtı koruma çabası hem kişisel tutkular hem de siyasi zorunluluklarla çatışıyor; saray entrikaları dönemin kadın-erkek güç dengesini sorgulatıyor. Şiddet unsurları sınırlı olsa da 10 yaş altı izleyiciler için -artık- uygun olmayabilir.

Görsel anlamda iddiasız bir yapım olsa da, güçlü oyunculuk performansları sergilenmese de ve tarihsel dönemin atmosferi yansıtılırken uyduruk bir film izliyormuşsunuz havası verse de izlemeye değer bir yapım demek isterdim gerçekten ama diyemiyorum. Teknik sınırlılıklar dönemin şartlarından kaynaklansa da, bu sadelik filmin duygusal ve siyasi mesajlarını ön plana çıkarıyor yine de. Özellikle benim gibi Yeşilçam filmi hastasıysanız izleyin yine de, dimağınızda bir film daha yer etmiş olur. Herkese iyi seyirler… 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Çok Aşk

9 Songs

Gündüz Apollon Gece Athena